21 Ekim 2012 Pazar

EMİRLERİN DRAMI

Başkent bambaşka bir drama sahne oldu bu hafta... Her gün onlarcasına tanık olduğumuz; artık kanıksadığımız trafik kazalarının yol açtığı bir dram... Ama bu kez zincirleme bir dram... xxx "Genç yaşında geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetti..." Benzerini gazetelerde, televizyonlarda, radyolarda defalarca duyabileceğimiz bu haberle ilgili gelişmeleri hafta boyunca izledik. Yaşamının baharında trafik kazasına kurban verilen genç 22 yaşındaki Emir Hilmioğlu'nun babası eski rektör, 'Ergenekon' davası sanığı Fatih Hilmioğlu olunca o melun kaza bambaşka anlam kazandı. Üstelik kanser hastası olan Baba Hilmioğlu, oğlunun cenazesine katılmak için birkaç günlüğüne cezaevinden çıkarılmasına rağmen acısını evinde, eşiyle paylaşmasına izin verilmeyince skandala dönüştü. Üç yıldır cezaevinde olan bilim adamı, ‘kaçabilir' endişesiyle gece Sincan Cezaevinde tutulunca işe siyaset karıştı. Bir babaya yaşayabileceği en ağır acı, katmerli şekilde yaşatılınca nutuklar atıldı, ‘çözüm' için sözler verildi. Cenaze töreni ise bambaşka sürprizlere sahne oldu. Acıyı paylaşmak için aynı görüşte, aynı ideolojide buluşmak gerekmiyordu. BDP'li Sırrı Sakık'tı o isim. Evlat acısının ‘öteki mahallesi', ‘karşı kampı' yoktu... xxx Hafta boyunca hep kalanlar konuşuldu; Giden hep unutuldu. Emir, Emirler kolay yetişirmiş gibi; xxx Emir'in öyküsünü de Habertürk Televizyonu'ndan arkadaşımız Anıl Ergin yazdı; Yazdı yazmasına da o hengame arasında dikkatlerden kaçtı gitti... Emir Hilmioğlu Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisiydi. Ama hayata kendisini sadece bir avukat olmak üzere hazırlamıyordu. Ankara Sanat Atölyesi ve Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde oyunculuk dersleri alıyordu; aynı zamanda kısa filmler üzerinde çalışıyordu. Son olarak "Kolo'nun Mirası" adıyla bir film çekmiş; Ankara'yı anlatmıştı. Babası cezaevinde olmasına rağmen bütün yoklukları aşmayı bilmiş, Kısıtlı imkanlarla, dar bütçeyle bir belgesel yapmış; Ankara'nın efsanevi belediye başkanlarından Vedat Dalokay'ı anlatmıştı. O film, 4. İstanbul Uluslararası Mimarlık ve Kent Filmleri Festivali'nde yer aldı. Mimarlar Odası Ankara Şubesi'nin "Çocukça Kısa Film Yarışması"nda teşvik ödülü almaya hak kazandı. Ama ölüm, sevincini kursağında bıraktı. Ömrü, 16 Kasım'da yapılacak törene, ödülünü kaldırmaya yetmedi. xxx Biz Emir'i trafik terörü nedeniyle; Babasının adı yüzünden tanıdık. Tanıdığımızda çok geçti. Keşke biraz daha zamanı olsa; Duruşmalardaki savunmalarıyla, yaptığı belgesellerle tanısaydık. Emirler kolay yetişmiyor; Onları yetiştirenler de.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder