‘SOKAK' SİYASETİ
Ankara'nın siyaset dili uzun süredir farklı.
Artık kavramlarla konuşulmuyor.
Siyaset literatüründeki kavramlar giderek anlamını yitiriyor, unutuluyor.
xxx
12 Eylül öncesini Ankara'da yaşamadık ama geldiğimizde kavramlar yabancı değildi.
Henüz ‘Konsey' işbaşındaydı, sıkıyönetim vardı;
Belki açık açık söylenemediğinden insanlar birbirlerine kavramları fısıldardı.
Hamzaköy denildiğinde Demirel; Dil Okulu denildiğinde Ecevit akla gelirdi.
Ama ‘Demokrasiye geçilince' 12 Eylül öncesinin kavramlarına geri dönüldü.
Yeni kavramlar siyaset diline girse de ana eksen Güniz Sokak'tı...
Özal, ANAP'ın genel merkezi için Kennedy Caddesi'ni mesken tutmuştu.
Henüz milletvekilleri birbirine kuşkuyla bakıyor;
Meclis kulislerinde, "Güniz Sokak'ta görülmüş" dedikoduları eksik olmuyordu.
Demirel de durumdan hoşnuttu;
"Çare Güniz Sokak'ta, kimin derdi varsa kapı her zaman açık" demeçleri veriyordu.
xxx
Ama Çevre Sokak'ın boynu büküktü.
12 Eylül'ün vurduğu darbeden sonra dirilememişti.
‘Konsey' CHP'nin Genel Merkez binasına el koymuş;
El koymakla da kalmamış, Devlet Güvenlik Mahkemesi binası yapılmış;
Sol siyasetin merkezi, siyasetçilerden hesap sorulan yer haline gelmişti.
Ecevit de yolunu başka yöne çevirince ‘Çevre Sokak' unutulmuştu.
90'larda eski partilerin yeniden açılması sağlansa da Çevre Sokak tarihteki ününü arar hale gelmişti.
Sonrası zaten malum...
Adı değişti; Üsküp Caddesi oldu.
CHP de kendisine yeni genel merkez binası yaptı, taşındı.
Şimdilerde ‘Siyaset Okulu' adıyla hizmet veriyor ama ‘Çevre Sokak' denildiğinde çoğunluğa başka şeyler çağrıştırıyor.
Güniz Sokak'ta ise ‘cami-mihrap dengesi' epey bozuldu.
Çankaya'dan ayrılırken "Giderim ama tavuk beslemem" diyerek bir süre ‘Koza Sokak'ı mesken tutan Demirel için Güniz Sokak şimdilerde sanki emekliliğin geçirildiği bir sahil kasabası...
xxx
Partilerde ‘plaza' dönemine geçileli çok oldu.
Bu işin öncüsü Özal'ın açtığı ANAP Genel Merkezi bile ‘demode' kaldı.
Balgat-Söğütözü siyasi merkez oldu;
MHP, AK Parti ve CHP'de ‘akıllı bina' dönemine geçildi.
Eskilerin apartman dairelerine sıkışan siyaset, ünlü mimarların tasarladığı ‘ödüllü' binalara taşındı.
Kapıdan adımını atan istediği kata çıkamaz, istediği parti yönetici ise görüşemez oldu.
Genel Merkezlere gelenlerin sayısı azaldı.
Yerini randevulu heyetler aldı.
‘Plaza' trendinden midir bilinmez ama artık partiler sokak isimleriyle anılmıyor.
Balgat denildiğinde MHP;
Söğütözü denildiğinde AK Parti akla gelmiyor.
CHP'nin plazasının bulunduğu caddenin adını bilen bile yok.
Oran Ecevit'in, Baykal'ın evlerini çağrıştırırken Subayevleri semti her zaman Erdoğan'la örtüşmüyor.
Muhafazakar siyasetçilerin son dönemdeki trend semti Çukurambar içinde Kılıçdaroğlu'nun adı bile geçmiyor.
Galiba Ankara'da kavramlarla konuşma modası MİT'in ‘Yenimahalle'den ‘Saray'a taşınmasıyla iyice tarihe karışacak.
28 Eylül 2011 Çarşamba
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder