10 Haziran 2012 Pazar
HABERTÜRK YAZILARI/KURTARILMIŞ BÖLGE
KURTARILMIŞ BÖLGELER
Kim ne zaman, hangi ortamda yazmış bilmiyorum;
Aradan yıllar geçse de hala geçerliliğini yitirmedi.
Herhalde kullanmayan siyasetçi de kalmadı.
Böyle giderse de daha çok kullanılacak;
"Memleketin birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyduğu bu dönemde..."
xxx
Uzun süreden beri ilk kez izinli olunca avare avare dolaştım Ankara sokaklarında;
Kitapçılara girdim, kahvelerde oturdum, parklarda tur attım...
Dolmuş, belediye otobüsü, halk otobüsü, metro;
Ne kadar toplu taşım aracı varsa bindim...
İnsanları, çevreyi seyrettim...
Seyrederken de nedense bu söz aklıma geldi;
"Memleketin birlik ve beraberliğe en fazla ihtiyaç duyduğu bu dönemde..."
Kimisi Coşkun Kırca'ya mal ediyor bu sözü.
Maalesef kendisine soramadık.
xxx
Öyle bir söz ki sürekli bir potansiyel tehlike barındırıyor;
Su uyur düşman uyumaz misali...
Her an her şey olabilir;
Düşman her an saldırabilir.
En çok da Başkent sokaklarında...
Önlem alınmış zaten...
Çıkın dolaşın;
Çevrenize dikkatlice bakın...
Devlet dairelerine, bakanlıklara alıcı gözle bakın...
Genelkurmay, Deniz; Hava; Kara Kuvvetleri...
Hadi bunları anlamak mümkün;
Hepsi stratejik kurumlar.
Peki ya diğerleri...
Niye tümünün çevresi yüksek duvarlarla çevrili?
Yetmedi, üstünde niye dikenli teller...
Anıttepe'de Polis Akademisi'nin bahçesinde bir cafe açılmış...
Ama hemen ileriye gidiyorsunuz Karayolları Genel Müdürlüğü'nün çevresi adam boyu tel örgü...
Karşısında Devlet İstatistik Enstitüsü aynı şekilde...
Kafanızı uzatmanız bile mümkün değil
Sanki devletin gizli istatistikleri çalınacak.
Ya Türk Patent Enstitüsü...
Peki Devlet Malzeme Ofisi...
Hangi potansiyel tehlikeye karşı yapıldı o yüksek duvarlar?
Duvarların üstündeki mızrak gibi demir çitler hangi düşmandan koruyor?
Devlet hangi malzemeyi satın alıyor artık Ofis'ten?
Bahçelievler'e doğru devam edin İnönü Bulvarı'ndan...
Ortadaki ‘Gökkuşağı'na bakmayın.
Orası malum!
Şimdilerde ‘kamu pazarı' olduğu zaten;
Devlet simit satıyor.
Çekinmeden girebilirsiniz yani; korkulacak bir şey yok.
Ama Milli Kütüphane;
Onlar neden korkuyor?
Binaya saldırıp kitapları çalacak ‘potansiyel düşman' var mı?
Xxx
Örnekleri çoğaltmak mümkün...
Başkent'in cadde ve sokaklarını dolduran kamu kuruluşları neredeyse tamamı aynı şekilde;
Sanki hepsi birer kurtarılmış bölge.
Her birinin çevresi yüksek duvarlarla, demir çitlerle çevrili.
Tümünün bahçesi de parkları gölgede bırakacak şekilde düzenli.
Gazetemizin hemen arkasında bulunan Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın bahçesi biraz farklı;
Ne çiti, ne teli var...
Üstüne üstlük bir de ''Çimlere Basınız, Her şey Sizin İçin'' tabelaları asılı.
Ama insanlar öyle koşullanmış ki tabelalara rağmen çimlere basan yok.
Yalnız, birisi yanılıp bu tavsiyeye uyar da başka bir bakanlığın bahçesine girmeye kalkarsa vay haline...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder