26 Şubat 2011 Cumartesi

HABERTÜRK YAZILARI/ ÇÖL KANUNU

ÇÖL KANUNU

"Meleklerin vicdanlarını bu renkte görebiliyorum. Öyle yalansız bir mavi ki. Anlatılamaz...."
Atalarının yaşadığı Trablus'u bu cümlelerle anlatıyordu.
Şimdi ayaklanmaların olduğu, ekmek parası için giden Türk vatandaşlarının akın akın kaçtığı Libya çöllerini...
XXX
Babası ve amcasının çocukluğu o sokaklarda geçmişti.
Dedesi Mustafa Raşit, Abdülhamit tarafından Fizan'a sürülmüştü.
Mezarı da orada kalmıştı; isimsiz...
Büyükanne hep o gökyüzünün maviliğini anlatıyordu torunlarına.
xxx
40 yıl sonra aileden Libya'ya giden tek kişi olan Nimet Arzık, büyükannesinden dinlediği Trablus'un gökyüzüne, ‘yalansız mavi'ye bakarken, kafasında iki şey vardı.
O isyankarın isimsiz mezarını bulup ayak ucunda dua etmek...
Aile içinde yıllarca kuşaktan kuşağa anlatılan emaneti bulmak.
1950'li yıllar...
Kaddafi henüz öğrenci, yönetimde Kral İdris var.
Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Libya'yı ziyaret ederken yanında Nimet Arzık da var.
Rahle-i tedrisatından geçmekle övündüğüm rahmetli ustam...
Anılarını topladığı ‘Tek At Tek Mızrak'ta anlatıyor;
Önce Jöntürkler'den Mustafa Raşit'in mezarını buluyor.
Sonra üç sandığın emanet edildiği aileyi bulmak için çöl yollarına düşüyor.
"Çöl Kanunu" geçerli o yıllarda.
"Emanete hıyanet olmaz"
Sessiz, gözyaşıyla emanet edilen sandıkların kapağını bile açmamışlar yıllarca.
Bir zamanlar yanlarında çalıştıkları Osmanlı kaymakamının ‘belki bir gün alırız' diye bıraktığı sandıkları yüklükte durmuş öylece.
‘Toprak rengine dönüşmüş, gri bir bezle kaplı, demir çerçeveli" diye yazmış... tarif ederken...
İçinden "buz gibi Bağdat İpeği", içi samur kürklü palto, iki çocuk geceliği çıkar.
Tifodan ölen halasının gecelikleri.
Ve Singer marka dikiş makinesi.
Kitaplar, notlar, bir deste soluk aile resmi...
Gözyaşlarını gizleyeme çalışarak bir bohçaya doldurur resimleri, diğerlerini bırakır:
"İki kuşak sakladınız, sizin hakkınız onlar..."
Geldiği gibi hızla düşer çöl yollarına...
xxx
Nimet Hanımı ilk gördüğümde çok şaşırmıştım;
Dimdik, elinde bir baston...
Altın halkalı, altın armalı...
Nereden bilebilirdik ki, Medine Mollası'nın hediye ettiğini...
Kaymakam Hacı Raşit Bey'in Fizan'da o bastonla dimdik yürüdüğünü.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder