8 Mayıs 2010 Cumartesi

HABERTÜRK YAZILARI/

ANKARA’NIN KAHRAMANLARI

“Kahramanlar tarih değil, tarih kahramanlar yaratır”
‘Roman Kahramanları’ dergisi bu sözün arkeolojisini roman üzerinde yapmaya çalışan bir grup edebiyat kahramanının ürünü…
Roman Kahramanları’nın yaratıcıları, okuyuculardan kendi roman kahramanlarına mektup yazmamızı istemişlerdi...
O günden buyana kafamda sürekli iki soru…
‘Senin kahramanın kim;
Ankara’nın kahramanları var mı?’

xxx
Bu soruların yanıtını ararken hep bir şeyler eksik, bir şeyler sürekli yarım…
Oturup yazmaya kalktığınızda sonu gelmiyor.
Bütün kahramanlar yıpratılmış, tüketilmiş tek tek…
Her birisi bir çıkar uğruna kurban edilmiş, edilmeye de devam ediyor…
Belki de doğrusu kahramanlara değil, kahramanları yaratan tarihe, topluma bakmak.
En doğrusu Sevgi Soysal gibi bir öğle vakti sokağa çıkmak…
xxx
Roman sevdalısıysanız, Ankara sevdalısıysanız ilk adrestir Sevgi Soysal ve “Yenişehir’de Bir Öğle Vakti”.
1970’lerin Ankara portresi…
1.5 saatlik zaman dilimi içerisinde, yıkılan kavak ağacının etrafında, bir karakterin öyküsünün bittiği yerde diğerinin öyküsü başlar.
Hepsinin öyküsü birbirine bağlıdır.
Sevgi Soysal’ın sistemi eleştirmek için kullandığı, kökleri çürüdüğü için yıkılan kavak ağacını bugüne uyarlamak mümkün…
Bütün kurumlara benzetebilirsiniz.
Kitaptaki tiplemeleri de tabii ki…
1970’lerin değişen Ankara’sının o dönemki kahramanlarının her birisi bugün başka tiplemelerle yaşıyor…
Gecekondulu tezgahtarından, mirasyedisine, sınıf atlamaya çalışan girişimcilerden, hırs küpü ev kadınlarına, seçkinci aydınlardan ayakkabı boyacısına, akademisyeninden banka memuresine…
Her bir kahramanı çevremizde bulmak mümkün.
Hatta ailesinin sevgisizlik duvarının dışına çıkmak için çabalayan, bu süreç içinde değişime uğrayan Olcay’ı da.
Ankara’nın kahramanları sadece siyasetçilerden ibaret değil…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder